Dışarda yağmur, İçimde yağmur

25/11/2006 - Göndermeyeceğim... Çünkü sen de yoksun!

Biliyorum okumayacaksın, ama yine de yazıyorum.
Okumayacaksın, çünkü göndermeyeceğim. Belki masamın
çekmecesinde, belki giymediğim bir gömleğin cebinde
bulacaklar yıllar sonra. Kimi aşk mektubu diyecek,
kimi umut dolu bir mektup... Kimi cümlelerin
içtenliğine bağlanacak, kimi soruların sertliğiyle
irkilecek... Eski bir kâğıt olacak şu an elimde
tuttuğum kâğıt şüphesiz. Bazı harfler okunmayacak,
bazı soru işaretleri de öyle. Kimi sorularım yargı
gibi anlaşılacak. Kimi noktalarım da silinecek.
Bitmemiş cümleler kalacak yıllar sonra, bugün
bitirdiğimi sandığım pek çok hatıradan geriye...

Seni mutlaka merak edecekler. Seni suçlayanlar
çoğunlukta olacak. Benim kendimi suçlayan
ifadelerimden bile bana acıyan çıkacak. Senin güzel
olduğuna hükmedecekler hemen. Güzel değilsen bile
alımlı olduğunda hemfikir kalacaklar. Seni sevdiğimi
tartışmayacaklar bile. Ama senin beni sevip sevmediğin
konusunda birbirlerine girecekler.

Sen okumayacaksın, ama okuyacakmışsın gibi yazıyorum
yine de. Okumayacaksın, çünkü göndermeyeceğim.
Yazdıktan sonra yırtıp atmayı da düşünmüyor değilim.
Yakmak, aklımdaki bir başka çözüm. Ama hayır,
saklayacağım. Okumayacak olsan da kelimelerimi
sevdiğini biliyorum. Sevdiğin için, benim sana
birşeyler yazdığımı hissedeceğini biliyorum. Ben
yazarken içinin ürperdiğini, gülen yüzünün
hüzünlendiğini, konuşan dilinin suskunlaştığını,
aklının karıştığını, kalbinin küt küt attığını
hissediyorum. Belki sırf bu yüzden yazıyorum.
Yazmıyorum da sanki sana dokunuyorum. Sanki kâğıdı
katlamıyor, sana sarılıyorum. Mektubu saklamıyorum da
sanki seni unutmaya çalışıyorum.

Hayır, okumayacaksın. Okumayacaksın çünkü
göndermeyeceğim. Göndermeyeceğim, çünkü adresin yok.
Belki postacıya tarif etsem bulur seni. Ama önce beni
çok iyi tanıması gerek. Benim de onu. Tanıması yetmez
anlaması da şart. Benim de onu. Benim için senin ne
anlam ifade ettiğini iyi bellemesi gerek. Bellemeli ki
seni bulabilsin. Bellemeli ki seni bulmak ayaklarını
yormasın, aklını usandırmasın. Ama göndermeyeceğim bu
mektubu. Okumayacaksın.

Bu mektubu göndermeyeceğim. Çünkü sahibini bilmiyorum.
Seni seviyorum ama kimsin bilmiyorum. Ne yüzünün
şekli, ne sesinin tonu, ne oturduğun evin manzarası.
Hangi vurguyla çıkar ağzından sevgin ve öfken? Hangi
renkleri seversin? Yemek önüne gelince elin gayri
ihtiyari tuzluğa gider mi? Bulmaca çözerken en çok
hangi soruda takılırsın? Büyüyünce ne olacağını
söylemiştin küçükken? Telefon gelince koşar mısın?
Mektup alınca ne hissedersin? Seni korkutan bir kapı
zilinin sebebi olmak istemem.

Hayır göndermeyeceğim. Bu mektubu okumayacaksın.
Çünkü ben ne istediğini bilmeyen biriyim. Ayaklarım
yere sağlam basmaz asla. Kararlılıklarım yoktur, asla
ama asla diyeceğim prensiplerim de. Kalabalıklar
içerisinde kolay seçilmem. Kütüphanelerin en dikkat
çekmez kitabıyımdır. Bazen öyle korkak, bazen öyle
sıradan, bazen öyle ufak tefeğimdir ki...
farkedemezsin beni.

Bu mektubu göndermeyeceğim. Çünkü ben yokum.

Göndermeyeceğim... Çünkü sen de yoksun!


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/11/2006 - Sana

Sana bu yazıyı bir geceyarısında yazıyorum
Özgürlüğün zirvesinde sohbete dalmış yıldızlar
Hazin bir şarkı tutturmuş maziden kalan
Zavallı dünya habersiz zavallı dünya sağır
Bir tek ben dinliyorum
Derken kayıp gidiyor yıldızlardan biri
Bir intikam fişeği gibi saplanıyor karanlığın karnına
Senin namına yıldızLarı kıskanıyorum
Kimbilir kaç ışık yılı uzakta
İmanım gibi biliyorum vakit ayrılık vaktidir
Ve gazinolarında şairler mısra arıyorlar masaların altlarında
Kanını içiyorlar bilmeden cennet otlarının
Ben ise yurdumun en sert tütününden bir sigara sarıyorum
Dumanını ciğerlerime değil ta iliklerime kadar çekiyorum
Ne kadar ceylan varsa Asya collerinde
Domaniç yaylasında ne kadar dizginsiz at
Başlıyorlar koşmaya kılcal damarlarımda
Sıcak solukları yalarken alnımı
Toynaklarımı hissediyorum alyuvarlarımda
Sana bu mektubu evimin balkonundan yazıyorum
Elimi koyuyorum tam yüreğimin üstüne
Birbirimize verdiğimiz sözLeri hatırlıyorum
Ulu kayalar parçalanıyor beynimin bir yerinde
Bir yerinde demirden dağlar eriyor
Sana olan sevdamı yineliyorum
Ve bildiğin sebeplerden ben gelemiyorum
Ve yine biliyorsun ki sevmedim sıcaklığından başka bir şeyi
Başı dumanlı dağları, dolunayı, ufukları
Birde rüzgara tutulmuş saçlarını sevdim
Önce Allah sonra genlerim şahit
Sevdamı ilelebet yüreğimde saklayacağım
Ve şairler doğruluyorlar masaların altlarından
Parmaklarının ucunda geleceğin karanlıkları var
Benim kalemimden kan değil aşk damlıyor
Ve geceler boyu böylece geleceği emziriyorum
Kahrolayım sevmedim gözlerinden baska bir seyi..
Bir de Seni çok Sevdim..
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/9/2006 - yok(uz)

Biliyorum okumayacaksın, ama yine de yazıyorum.
Okumayacaksın, çünkü göndermeyeceğim. Belki masamın
çekmecesinde, belki giymediğim bir gömleğin cebinde
bulacaklar yıllar sonra. Kimi aşk mektubu diyecek,
kimi umut dolu bir mektup... Kimi cümlelerin
içtenliğine bağlanacak, kimi soruların sertliğiyle
irkilecek... Eski bir kâğıt olacak şu an elimde
tuttuğum kâğıt şüphesiz. Bazı harfler okunmayacak,
bazı soru işaretleri de öyle. Kimi sorularım yargı
gibi anlaşılacak. Kimi noktalarım da silinecek.
Bitmemiş cümleler kalacak yıllar sonra, bugün
bitirdiğimi sandığım pek çok hatıradan geriye...

Seni mutlaka merak edecekler. Seni suçlayanlar
çoğunlukta olacak. Benim kendimi suçlayan
ifadelerimden bile bana acıyan çıkacak. Senin güzel
olduğuna hükmedecekler hemen. Güzel değilsen bile
alımlı olduğunda hemfikir kalacaklar. Seni sevdiğimi
tartışmayacaklar bile. Ama senin beni sevip sevmediğin
konusunda birbirlerine girecekler.

Sen okumayacaksın, ama okuyacakmışsın gibi yazıyorum
yine de. Okumayacaksın, çünkü göndermeyeceğim.
Yazdıktan sonra yırtıp atmayı da düşünmüyor değilim.
Yakmak, aklımdaki bir başka çözüm. Ama hayır,
saklayacağım. Okumayacak olsan da kelimelerimi
sevdiğini biliyorum. Sevdiğin için, benim sana
birşeyler yazdığımı hissedeceğini biliyorum. Ben
yazarken içinin ürperdiğini, gülen yüzünün
hüzünlendiğini, konuşan dilinin suskunlaştığını,
aklının karıştığını, kalbinin küt küt attığını
hissediyorum. Belki sırf bu yüzden yazıyorum.
Yazmıyorum da sanki sana dokunuyorum. Sanki kâğıdı
katlamıyor, sana sarılıyorum. Mektubu saklamıyorum da
sanki seni unutmaya çalışıyorum.

Hayır, okumayacaksın. Okumayacaksın çünkü
göndermeyeceğim. Göndermeyeceğim, çünkü adresin yok.
Belki postacıya tarif etsem bulur seni. Ama önce beni
çok iyi tanıması gerek. Benim de onu. Tanıması yetmez
anlaması da şart. Benim de onu. Benim için senin ne
anlam ifade ettiğini iyi bellemesi gerek. Bellemeli ki
seni bulabilsin. Bellemeli ki seni bulmak ayaklarını
yormasın, aklını usandırmasın. Ama göndermeyeceğim bu
mektubu. Okumayacaksın.

Bu mektubu göndermeyeceğim. Çünkü sahibini bilmiyorum.
Seni seviyorum ama kimsin bilmiyorum. Ne yüzünün
şekli, ne sesinin tonu, ne oturduğun evin manzarası.
Hangi vurguyla çıkar ağzından sevgin ve öfken? Hangi
renkleri seversin? Yemek önüne gelince elin gayri
ihtiyari tuzluğa gider mi? Bulmaca çözerken en çok
hangi soruda takılırsın? Büyüyünce ne olacağını
söylemiştin küçükken? Telefon gelince koşar mısın?
Mektup alınca ne hissedersin? Seni korkutan bir kapı
zilinin sebebi olmak istemem.

Hayır göndermeyeceğim. Bu mektubu okumayacaksın.
Çünkü ben ne istediğini bilmeyen biriyim. Ayaklarım
yere sağlam basmaz asla. Kararlılıklarım yoktur, asla
ama asla diyeceğim prensiplerim de. Kalabalıklar
içerisinde kolay seçilmem. Kütüphanelerin en dikkat
çekmez kitabıyımdır. Bazen öyle korkak, bazen öyle
sıradan, bazen öyle ufak tefeğimdir ki...
farkedemezsin beni.

Bu mektubu göndermeyeceğim. Çünkü ben yokum.

Göndermeyeceğim...
Çünkü sen de yoksun!

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/9/2006 - “Sen kazandın ama ben haklıydım”

“Sen kazandın ama ben haklıydım”

Kazanmak herşey midir? Yada kazanan haklı olma durumuna, kazandığı için geçmiş mi olur? Kazanmak başarısını gösteren insanlar tüm haklılıkları bünyelerinde toplayarak mı bu noktaya gelmişlerdir? Kazanmak, özünde, diğer insanlara karşı yapılmış bir haksızlığın olamaz mı acaba? Yani ortada bir kazanan varsa bir kısım insanların da haliyle kaybetmiş olmları kuvvetle olasıdır. Ne diyor bu adam diye düşiünebilirsin. Şu ana ben de tam ayıordında değilim bunun. Çünkü tüm karmaşalar gibi bu da kendi halinde ve durağan ve beni şiddetle üstüne çeken bir varsayımı doğanın. Ne bileyim doğmak gibi, yaşamak gibi, öylesine olup bitiveren.

Sporu düşün mesela. Uzun bir süre kendinden ödünler vererek , büyük bir gayret ve ciddiyetle çalışırsın. Büyük bir inançla çıkarsın rakibinin karşısına . Her kazANANIn bir rakibi vardır çünkü. Onun ne denli güçlü ya da zayıf olduğunu düşünmeksizin yoğun bir savaş verirsin . Tek amacın vardır; kazanmak! Oysa kaybetsen de o kadar fazla şey değişmeyecektir. Kendini hiçe sayarak yoruluşun aklının ucundan bile geçmez. Yenilince emeklerinin yok oluşuna değil şanssızlığına üzülürsün. Gerçekler dışına iterek kendini koyu bir matem havası içinde yenilginin faili meçhul sorumlularını sorgularsın. En büyük yanılgıdır bu yaşamda.

Kazanmak; haklı olmak değildir!

Kazanmak; hileli yollara gebedir!

Kazanmak; kan ister bazen !

Ve her kazanan iyi değildir !

İnsan yoğunluğuna yaşamalıdır yaşamı ve kazanmak önemsiz bir ayrıntıdan öte bir şey olammalıdır. Ve insan kaybetmeden, kaybedeni bilmeden, kazanmanın hazzını çekemez damarlarına.
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bana sor sevgili okur: sana ben söyleyeyim NE MAHİYETTE ŞU KARŞINDA DURAN ŞİİRİM? BİR YIĞIN SÖZ Kİ İÇTENLİĞİDİR ANCAK HÜNERİ NE SANAT BİLİRİM ÇÜNKÜ: NE SANATKARIM ŞİİR İÇİN ''GÖZYAŞI ''DERLER ONU BİLMEM YALNIZ ACZİMİN GÖZYAŞLARIDIR. BENCE BÜTÜN ESERİM AĞLARIM, ANLTAMAM HİSSEDERİM, SÖYLEYEMEM DİLİ YOK KALBİMİN BUNDAN DA NE KADAR RAHATSIZIM OKU, EĞER SANA BİR DUYGULU YÜREK LAZIMSA OKU, ZİRA ONU YAZDIM İKİ SÖZ YAZDIMSA....

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

h2so4
maviperi
naznet
lebiderya
yanlizlikbenimadim
demetduyuler
kozan
unzilecekim
istanbulstil
mnz
biltir
mehmet toprak
pistols
ummet55
meslina
yagmurtuana
kun
minare
genocide
ercandemirtas
lemazi52
nerdesineylul
huzunvakti
burcuercis
iyilikmelegi77
buruciye
İlgili aramalar: müzik - tolga özkan ne ederim -  tolga -  özkan -  ne -  ederim -  video -  klip